Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası


Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası

Aile mahkemeleri tarafından görülen Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası Türk Medeni Kanunu ile birlikte Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukukunun içinde olduğu yasalar ve kanunlarla düzen altına alınmıştır. Bunların yanı sıra yurt dışında gerçekleşen davalar için Türkiye’deki denkliklerinin sağlanması adına bu davalar tanıma ve tenfiz davaları ile de yürütülebilmektedir.

Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Kişilerin bulunduğu yere en yakın Aile Mahkemesi Hakimliğine karşı dilekçe hazırlanırken öncelikle davalı ve davacıya ait olan kimlik ve adres bilgileri sırası ile girilmelidir. Ardından Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası konusu açık bir şekilde belirtilmeli, tüm detayları ile dilekçe için özet halinde yer almalıdır. Ortaya konulan her bir iddianın nasıl ispatlanabileceği konusunda deliller de dilekçeye ek olarak veya dilekçe içinde yer verilebilen konular olmaktadır. Hukukun izin verdiği yasa ve maddelerin de destekleyici unsurlar olarak dilekçenin içinde yer alması ile son olarak imza atarak dilekçenin aile mahkemesine sunulabilmesi için gerekli şartlar sağlanmış olur. Eğer dava dilekçesi içinde herhangi bir eksiklik bulunuyorsa hakim bu durumda davacı olan kişiye eksikliğin düzeltilmesi için bir haftalık bir süre verir. Bu süre içinde davacı gerekli düzeltmeleri yapmazsa dava açılmamış sayılır. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için bir aile avukatına vekalet vererek işlemlerinizin hızlı ve aile hukukuna uygun şekilde sürdürülmesini sağlayabilirsiniz.

Dava Süreci Nasıl İşler?

Yetkili mahkemeden sorumlu olan hakim önüne gelen kanıtları araştırır. Davanın tüm tarafları hakim tarafından verilen tüm araştırma ve inceleme kararlarına eğer kendi sağlıkları açısından bu araştırma ve incelemeler bir tehdit barındırmıyorsa rıza göstermek zorundadırlar. Eğer taraflar rıza göstermezse bu durumda hakim o kişi hakkında davanın sonuçlanmasında aleyhine fikir sahibi olabilir.

Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası çocukla baba arasındaki soy bağının belirlenmesini içerir. Bu yüzden dava anne veya çocuk tarafından açılabilmektedir. Babaya karşı açılan dava, eğer baba şu an hayatta değilse babanın mirasçılarına açılmaktadır. Dava hazineye ve cumhuriyet savcısına ihbar edilir. Ancak dava anne tarafından açılmış bu durumda kayyıma; eğer kayyım tarafından dava açılmışsa bu durumda da anneye davanın ihbarı yapılır. Davalı durumda bulunan kişinin doğum esas tarih alınarak bu süreden üç yüz gün ile yüz seksen gün arasındaki geçmişte kalan dönemde cinsel ilişkisinin bulunması babalık durumu oluşmasında karine teşkil eder. Eğer annenin gebe kaldığı süreler de göz önünde bulundurulur ve bu sürede davalının anne ile cinsel ilişkide bulunduğuna kanaat getirilirse aynı karine kararı verilmektedir. Davalının bu durumlarda itiraz hakkı ancak kendisinin çocuğun babası olamayacağını ispat etmesi veya başka birinin çocuğun babası olduğunu ispatlaması yolu ile gerçekleşir.

Anne gebeliği sırasında veya çocuk doğduktan sonra da Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davası açabilmektedir. Fakat doğumun gerçekleştiği tarihi takip eden bir yılın sonlanmasının ardından annenin bu konuda dava açma hakkı da kaybolmaktadır. Eğer çocuğun bir erkekle babalık ilişkisinin bulunduğu ortaya konuyorsa annenin dava açma hakkı bu ilişkinin sona erdirildiği tarihi takip eden bir yıl içinde devam etmektedir.

Babalığın Tespiti Ve Tedbir Nafakası Davasında Tazminat ve Velayet

Anne, babalık davasına ek olarak anneliği süresince ortaya çıkabilen bazı giderleri için de tazminat alabilmektedir. Doğum öncesi, sonrası ve sırasındaki temel giderlerle birlikte geçim giderleri bu tazminata dahil olarak talep edilmektedir. Çocuk doğumdan sonra dava süresinde hayatını kaybetmiş durumda bulunsa bile davalıdan tazminatın karşılanması kararı verilebilir. Dava sonrasında davalının baba olduğunun tespit edilmesi halinde anne ve baba evli değillerse bu durumda çocuğun velayet hakkı anneye geçmektedir. Anne de vesayeti gerektiren şartlar bulunuyorsa bu durumda mahkemedeki yetkili hakim tarafından vasi atanması veya velayetin babaya verilmesi süreci işlenir. Bu süreç için gerekli olan vesayet şartları annenin yaşının küçük olması, cezai ehliyetinin bulunuyor olması veya ölmüş olmasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir