Yargıtay İş Mahkemesi Kararları Bozma

Yargıtay İş Mahkemesi Kararları Bozma

Temyiz edilme sonucunda Yargıtay’a kadar ulaşmış olan iş mahkemesi tarafından verilmiş olan kararlar bu kurum tarafından incelenmektedir. Kurum incelemeleri sonrasında Yargıtay İş Mahkemesi Kararları Bozma sonuçlandırma ve onama konusunda bir karar ortaya koyabilir. Yerel mahkemelerin verdiği kararlar üzerinde yapılan bu değişiklik, düzenleme ve tekrar inceleme süreçleri Yargıtay tarafından kesin olarak sonuca kavuşturulmaktadır.

Bozma Kararı

Yargıtay‚ temyiz sebebini yerinde görürse hüküm mahkemesinin kararını tamamen veya kısmen bozar. Başka sebeplerden dolayı da bozabilir. Yargıtay hükmü yalnız bozmakla yetinir‚ o davayı kendisi karara bağlayamaz.

Aleyhe bozma yasağı: bir hüküm davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse‚ yargıtay temyiz edilen hükmü temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozamaz!

Aleyhe hüküm verme yasağı: taraflardan yalnız birinin temyizi halinde‚ yargıtayın temyiz eden tarafın lehine olarak verdiği bozma kararına uyan mahalli mahkeme de artık‚ temyiz eden tarafın‚ önceki karara oranla aleyhine olan bir hüküm veremez.

Yargıtay bir kararı bozunca‚ dava dosyasını kural olarak kararı vermiş olan mahkemeye gönderir. Uygun göreceği başka bir mahkemeye de gönderebilir.

Yargıtayın bozma kararı üzerine dava dosyası kendisine gönderilen mahkeme aşağıdaki ihtimallere göre işlem yapar:

1. yargıtayın bozma kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı ise; mahkeme kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra‚ yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

2. karar düzeltme yolu açık ise; bu bozma kararı 15 gün içinde taraflara tebliğ edilir.

a) bozma kararının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna gidilmezse‚ mahkeme kendiliğinden tarfları hemen duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

b) taraflardan biri‚ bozma kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurursa‚ mahkemenin tarafları kendiliğinden duruşmaya davet edebilmesi için‚ karar düzeltme incelemesinin sonuçlanması beklemesi gerekir.

Yargıtayın bozma kararı üzerine kendiliğinden (resen) tarafları duruşmaya davet eden mahkeme bu duruşmada tarafları dinledikten sonra‚ iki şekilde karar verebilir:

1.mahkeme yargıtayın bozma kararına uyar

2.kendi kararında direnir (ısrar eder)

Mahkemenin bozma kararına uyması:

Mahkeme‚ bozmadan sonraki ilk duruşmada bozma kararına uyduğunu bildirirse‚ artık bu kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararından dönerek direnme kararı veremez.

Bozma kararına uyulması üzerine‚ yargılamaya devam edilir. Taraflar bozma kararına uyulmasından sonra devam edilen yargılama sırasında yeni iddia ve savunmada bulunabilirler. Bozma kararından yalnız kararı temyiz etmiş olan taraf istifade eder.

Bir karar görevsizlikten dolayı bozulursa görevsiz mahkemenin yaptığı bütün işlemler ve verdiği kararlar geçersiz olur. Buna karşılık mesela; karar mahkemenin gösterilen tanıkları dinlememiş olması nedeniyle bozulmuş ise‚ ondan önceki işlemler geçerlidir.

Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü mahkemenin bozma kararına uyması ile‚ bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesap hak (usule ilişkin kazanılmış hak) doğmuştur.

Mahkemenin bozma kararına uyması ile meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu‚ taraflardan biri lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesap hak yahut usule ait müktesap hak denilmektedir.

Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme‚ bozma kararı gereğince inceleme yapıp karar vermek zorunda olduğu gibi‚ mahkemenin kararını bozmuş olan yargıtay dairesi de sonradan ilk bozma kararıyla benimsemiş olduğu esaslara (usuli müktesap hakka) aykırı şekilde ikinci bir bozma kararı veremez.

Usuli müktesap hakkın ikinci bir çeşidi daha vardır ki‚bu da bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi ile meydana gelir: yargıtay tarafından bozulan bir hükmün‚ bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Yani kesinleşmiş olan bu kısımlar‚ o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesap hak teşkiş eder.

Bir hususun bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi iki şekilde olabilir:

1. o husus açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş‚ fakat yargıtayca reddedilmiştir.

2. veya o hususta bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın yargıtay dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün olduğu halde o cihet yargıtayca bozma
sayılmamıştır.

Usuli müktesap hak müessesinin bazı istisnaları vardır:

1. mahkemenin bozmaya uymasından sonra‚ bir içtihadı birleştirme kararı çıkarsa‚ bu yeni içtihadı birleştirme kararının henüz mahkemelerde ve yargıtayda görülmekte olan bütün işlere uygulanması gerekir. Yani sonradan çıkan bir içtihadı birleştirme kararına karşı usuli müktesap hak iddiasında bulunamaz. Buna göre usuli müktesap hakka aykırı bir içtihadı birleştirme kararı çıkınca‚ yargıtay daireleri içtihadı birleştirme kararına aykırı ve fakat usuli müktesap hakka uygun olan kararları bozacaklardır. Daha önce verilmiş bozma kararları üzerine davayı incelemekte olan diğer mahkemelerde yeni içtihadı birleştirme kararını kesin olarak öğrenince bozma kararı ile gösterilen yolu bırakarak‚ içtihadı birleştirme kararı gereğince inceleme yapmaya başlayacak ve o karar gereğince hüküm vereceklerdir.

2. bozmadan sonra‚ o konuda yürürlüğe giren bir yeni kanun karşısında‚ yargıtayın bozma kararına uyulmuş olmakla meydana gelen usuli kazanılmış hak‚ hukukça değer taşımaz. Yeni kanun hükmünün uygulanması gerekir.

3. görev konusu‚ usuli müktesap hakkın istisnasıdır. Yargıtay görevsiz mahkemenin vermiş olduğu hükmü‚ görevsizlikten dolayı değil de başka bir sebepten bozmuş ise taraflar mahkemede görev itirazında bulunabilecekleri gibi yargıtayda ikinci temyiz incelemesinde mahkemenin hükmünü görevsizlikten dolayı bozabilir. Bir taraf‚ karşı taraf yararına usuli müktesap hak doğmasını önlemek için‚ kendi lehine olan bir hükmü temyiz edebilir.

Bozma kararına uyan mahkeme‚ bozma kararı uyarınca inceleme yaparak yeni bi karar verir. Taraflar mahkemenin bu yeni kararına karşı da temyiz yoluna başvurabilirler.

Mahkemenin kendi kararında direnmesi:

Mahkeme‚ yargıtayın bozma kararını doğru bulmuyorsa kendi kararında direnebilir. Mahkeme direnme kararı ile davadan elini çeker. Direnme kararı nihai karar olduğundan temyiz edilebilir. Ancak birinci kararı temyiz etmemiş olan tarafın direnme kararını temyiz etmek hakkı yoktur. Önceki karara karşı temyiz yoluna başvurmuş ve karar lehine bozulmuş olan taraf direnme kararını temyiz edebilir.

Direnme kararı temyiz edilince temyiz incelemesi yargıtay hukuk genel kurulunda yapılır. HGK direnme kararını ya doğru bulur‚ bu halde direnme kararını onar veya yargıtay özel dairesinin bozma kararını doğru bulur‚ bu halde ise direnme kararını bozar. Direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılmaz. Mahkeme HGKnun verdiği karara uymak zorundadır. Yani artık kararında direnemez. Mahkeme yargıtayın bozma kararının bir kısmına uyar‚ diğer kısmına ise uymayabilir; yani kararın bir kısmında direnebilir. Mesela mahkeme‚ yargıtayın bozma kararında gösterdiği birinci bozma sebebine uyar‚ ikinci bozma sebebine karşı direnebilir. Bu halde mahkeme‚ bir kısmi uyma ve kısmi direnme kararı ile davadan elini çekmediğinden‚ verdiği karar bir ara karardır. Bu nedenle taraflar‚ mahkmenin kısmi direnme kararını yalnız başına temyiz edemezler. Kısmi uyma ve kısmi direnme kararı vermiş olan mahkeme ilk önce‚ kısmi uyma kararı gereğince‚ inceleme yapar. Bundan sonra mahkeme uyduğu ve direndiği kısımların tümü hakkındaki gerekçeli nihai kararını yazıp‚ taraflara tefhim veya tebliğ eder. İşte taraflar ancak bu nihai kararı temyiz edebilirler.

Mahkemeler aşağıdaki hallerde direnme kararı veremezler:

1. mahkemenin‚ merci tayini hakkındaki yargıtay kararına karşı direnme hakkı yoktur.
2. mahkemelerin verikleri tehir (erteleme) kararları hakkındaki yargıtay kararına karşı direnme hakları yoktur.
3. iki tarafda yargıtayın bozma kararına uyulmasını isterse‚ mahkeme bozma kararına uymak zorundadır‚ direnme kararı veremez.
4. mahkeme‚yargıtayın kanun yararına bozma kararına karşı direnemez.
5. hakemler‚ yargıtayın bozma kararına karşı direnemezler.

Onama Kararı

Yargıtay temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu kanısına varırsa‚ hüküm mahkemesinin karraını (aynen) onar. Yargıtayın onama kararının sonucunu‚ mahkeme 15 gün içinde kendiliğinden taraflara bildirir. Yargıtayın kararına karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğu hallerde‚ yargıtayın onama kararı ile‚ mahalli mahkeme hükmü kesinleşir. Karar düzeltme yolunun açık olduğu hallerde ise yargıtayın onama kararı ile hüküm hemen kesinleşmiş olmaz. Bu halde hükmün kesinleşebilmesi için‚ yargıtayın onama kararına karşı 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulmamış olması ve başvurulmuş olup da‚ karar düzeltme talebinin yargıtayca reddedilmiş olması gerekir.

Hükmün Değiştirilerek ve Düzeltilerek Onanması

Aşağıdaki 3 halde yargıtay mahalli mahkemenin hükmünü değiştirerek ve düzelterek onayabilir.

1. temyiz olunan hükmün kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerekmek de olup da kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde yargıtay‚ hükmü değiştirerek ve düzelterek onayabilir. Mesela temyiz edilen hüküm esas yönünden kanuna uygundur‚ ancak harç‚ vekalet ücreti‚ faiz konularında yanlışlık yapılmıştır. Bu halde yargıtay yapılan yanlışlığı düzelterek hükmü onayabilir.

2. tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla yazı‚ hesap ve diğer açık ifade yanlışlıklarından dolayı da‚ esas yönünden kanuna uygun olan hüküm bozulamaz‚ hüküm bu yanlışlar düzeltilmek suretiyle onanır.

3. hükmün sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olup da‚ gösterilen gerekçe doğru görülmezse‚ yargıtay dairesi‚ gerekçeyi değiştirerek ve düzelterek hükmü onar.

Karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de‚ yargıtay mahalli mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Temyiz eden sonradan temyiz talebinden feragat ederse yargıtay‚ gene esas hakkında temyiz incelemesi yapamaz‚ temyiz incelemesine yer olmadığına karar vererek‚ dosyayı mahalli mahkemeye gönderir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat