Hangi Çıkışlarda İhbar Tazminatı Ödenmez?

İş hayatını düzenleyen İş ve Sosyal Güvenlik Kanunu hem işçiye hem de işverene yönelik olarak birtakım haklar ve sorumlulukları da beraberinde getirmiştir. İşveren ve işçi arasında karşılıklı olarak var olan bu haklar ve sorumluluklar aynı zamanda çalışma şartlarının hangi kurallara bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini de açıklamıştır. Peki işveren ve işçi arasında iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortaya çıkan tazminat hangi şartlara bağlı olarak ödenir ? Ya da başka bir deyişle işçinin işten hangi şartlar altında işten ayrılması durumunda işçiye ihbar tazminatı ödenmez ? Bu makalemizde ihbar tazminatının işçiye hangi durumlarda ödenmeyeceğine dair bilgiler vereceğiz.

Öncelikle ihbar tazminatının ne olduğunu hatırlayalım. İhbar tazminatı, iş sözleşmesinin kanunda belirtilen ihbar süresine uyulmaksızın feshiyle birlikte ortaya çıkan tazminat miktarında verilen isimdir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesinde iş sözleşmesinin hangi şartlar altında feshedilebileceği açıkça belirtilmiştir.

Çalışanlar Hangi Hallerde İhbar Tazminatı İsteyemez ?

Süreli iş sözleşmelerinde iş sözleşmesi bitiş tarihinden önce ya da süresiz iş sözleşmelerinde bildirim süresini beklemeksizin işten ayrılan işçi, işverenden ihbar tazminatı talep edemez. Ayrıca işçi aşağıdaki nedenler doğrultusunda iş sözleşmesinin bitiminden önce ya da süresiz iş sözleşmelerinde bildirim süresini beklemeksizin işten ayrılabilir. Bu konuyu üç başlık altında incelemek daha açıklayıcı olacaktır.

Sağlık Nedenleri

İşverenin vermiş olduğu iş ile ilgili olarak sağlık sorunun ortaya çıkacağı şüphesi ile ve işçinin yaşayışı için tehlikeli bir durum oluşturacak olması durumunda işçi, iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebilir. Ayrıca işçinin dolaylı olarak ya da doğrudan görüştüğü işveren ya da başka bir işçinin bulaşıcı bir hastalık nedeniyle iş ile ilgili olmayan bir hastalığa tutulması durumunda da işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir. Bu durumlar dışında işçi ihbar tazminatı alamayacaktır.

Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller

İş sözleşmesi yapılırken işçinin işçiyi yanıltması ve olmayan bir vasfı varmış gibi göstermiş olması da yine aynı şekilde işveren bazında iş sözleşmesinin haklı fesih nedenini oluşturur. Örneğin ; işçinin işe girerken İngilizce biliyorum deyip işe girdikten sonra İngilizce bilmediğinin ortaya çıkması, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı feshini oluşturur.

İşçinin işverene ya da ailesine karşı hakaret etmesi, işverene ya da işverenin ailesine karşı tacizde bulunması, zarar vermeye çalışması da yine iş sözleşmesinin haklı feshini oluşturacağından işçi ihbar tazminatı talep edemeyecektir.

İşveren tarafından bakıldığında ise, işçiye ödenecek olan ücretin kanun hükümlerine ve sözleşme şartlarına bağlı kalınmadan hesap edilmesi ya da ödenmemesi durumunda işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir. Bu durumda işveren işçiye karşı ihbar tazminatı talebinde bulunamayacaktır.

Zorlayıcı Nedenler

İşyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. Maddesinde düzenlendiği üzere iş sözleşmesinin haklı feshi gündeme gelecek ve işveren işçiden ihbar tazminatı isteyemeyecektir.

İhbar tazminatı ve ihbar tazminatının hangi hallerde ödenemeyeceğine yönelik olarak diğer soru ve merak ettikleriniz için alanında uzman ve deneyimli bir iş hukuku avukatına danışmanız yararlı ve faydalı olacaktır.

İhbar tazminatı konusunda daha detaylı bilgi için aşağıdaki makalemizi de okuyabilirsiniz.

Bilgi Süreleri ve İhbar Tazminatı Tutarları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ankara Avukat