Mirastan Iskat – Mirastan Çıkarma

Mirastan Iskat – Mirastan Çıkarma

4721 sayılı Medeni Kanun’da mirastan ıskat yani halk diliyle mirastan çıkarma da düzenlenmiştir. Şöyle ki ; miras sahibi, tasarruf özgürlüğü sınırları içerisinde mirasının tamamında ya da bir bölümünde tercih yapma hakkına sahiptir. Yani miras sahibi, mirasından bir ya da birkaç kişiyi ister tamamen ister kısmen men edebilir.

Mirastan ıskat hususu Yargıtay tarafından iki şekilde değerlendirilir. Bunlardan ilki cezai (olağan) ıskat, bir diğeri ise koruyucu ıskat olarak görülebilir. 4721 sayılı Medeni Kanunumuzun 510. maddesinde düzenlenen cezai ıskat’ta miras bırakan şu durumlarda ıskat hakkını kullanabilir :

  • Mirasçı, miras sahibine ya da miras sahibinin ailesinden, yakınlarından birine karşı cezai işlem gerektiren bir suç işlemişse.
  • Mirasçı, miras sahibine ya da miras sahibinin ailesine karşı  Aile Hukuku’ndan ortaya çıkan sorumluluklarını ciddi derecede yerine getirmemişse.

Yukarıda belirtilen durumlar haricinde mirasçılıktan men edilen kimse, mirastan pay alamaz, pay alamadığı gibi tenkis davası da açamaz.

Tenkis Davası : Saklı payı gasp edilen mirasçılar tarafından miras sahibinin ölümü sonucunda saklı payın üzerinde olan bir miktarda miras bırakılan kişilere karşı, men edilen kişinin açtığı davadır.

 Koruyucu ıskat yani literatürlere yansıyan ismiyle aciz sebebiyle ıskat, miras sahibinin alt soyundan (çocukları, torunları) gelen kimseye düşecek mirasın, bu şahsın borç ödeyememe gibi aciz bir durumda bulunmasından dolayı kişinin mirastan kendisine düşecek paydan yarısından yoksun bırakılması durumudur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus hiç şüphesiz, yarım kalan diğer hissenin diğer mirasçılara değil, mirasın yarısından men edilen mirasçının doğmuş ya da doğacak çocuğuna verilme zorunluluğudur. Medeni Kanunun 513. maddesinde ise, mirasın açılması durumunda aciz vesikası hükmü kalkmışsa ya da belgenin kapsamış olduğu borç tutarı mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payının yarısından fazla değilse, mirasçılıktan ıskat edilen kimse başvurarak ıskat’ı iptal ettirebilir.

Kanun hükmünde geçerli olan mahfuz hisse (mirasçıya ait pay, saklı pay) miras bırakanın alt soyu annesi, babası ve eşidir. Alt soy kavramına miras sahibinin evlat edindiği çocukları da dahildir. Bunun akabininde evlilik dışı çocuğu olan ve evlilik içi hısımlar da mirasçı olarak görülebilir. Saklı pay oranları ile ilgili olarak Türk Medeni Kanunu’n 506. Maddesi :

  • Altsoy için yasal miras payının yarısı,
  • Anne ve baba için (kişi başı) mirasın dörtte biri,
  • Sağ kalan eş, çocukları ve anne babası ile mirasçı ise mirasın tamamı,
  • Diğer hallerde ise mirasın 3/4’ü olarak belirlenmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat