Evlilik Yaşı Kaçtır ? 18 Yaşından Önce Evlenilebilinir Mi ?

Evlilik Yaşı Kaçtır ? 18 Yaşından Önce Evlenilebilinir Mi ?

Milyonlarca yıldır süre gelen gelenekler aile birliğine büyük bir önem atfetmiş, bu önem sosyolojik gelişmeler süresince de korunmuştur. Anayasal düzlemde dahi toplumun temeli kabul edilen aile, yasal bir evlilik sözleşmesiyle kurulur. Refah ve çağdaş medeniyetler seviyesinde bir topluma, her açıdan gelişimini tamamlayan bireyler sayesinde ulaşılabilir. Bireylerin kendilerini geliştirebilmelerinin ilk şartıysa sağlıklı bir aile ortamında yetişmiş olmalarıdır. Örf ve adetler, toplum kuralları ve genel mantık çerçevesinde evlilik birliğinin önemi ortaya konmuşken kanun koyucu da evlilik hükümlerini büyük bir titizlikle hazırlamıştır.

Evlilik sözleşmesinin yapılabilmesinin şartlarından biri de evlenme ehliyetine sahip olunmasıdır. Bir kimsenin evlenmeye ehil olması için, ayırt etme gücüne sahip olması, kanunda öngörülen yaş sınırını aşmış olması, bu kişi küçükse yasal temsilcisinin izninin alınmış olmasıdır. Kanunda yaş sınırının öngörülmüş olması evlenecek kişilerin fiziksel ve psikolojik gelişimlerini tamamlamaları açısından gereklidir. Taraflara birçok yükümlülük ve sorumluluk yükleyen evlilik anlaşmasını yapacak kişilerin, şüphesiz belirli bir olgunluğa erişmiş olması gerekir. Kanun evlilik yaşı belirleyerek en azından yaş açısından bir olgunluk şartı aramaktadır.

Medeni Kanunda olağan evlilik yaşı kadın ve erkek arasında bir ayrım yapılmaksızın on yedi olarak belirlenmiştir. Buna göre kural olarak on yedi yaşını tamamlamamış bir kimse evlenemez. Evlilik yaşı genel erginlik yaşı olan on sekiz olarak kabul edilmemiştir. Bu yüzden henüz on sekiz yaşını tamamlamadığı için ergin olmayan bir küçük on yedi yaşını tamamladıysa evlenme ehliyetine haizdir. Ancak on yedi yaşını tamamlayan küçük henüz tam ehliyetli olmadığından evlenme işlemini kendi başına gerçekleştiremez. On sekiz yaşını tamamlayanlar evlenmeye tam ehliyetliyken, on yedi yaşını tamamlayan mümeyyizler evlenmeye sınırlı ehliyetsizdir. Bu yüzden yasal temsilcinin evlenmeye rızasını belirten iradesinin evlenme merasiminden önce yazılı olarak yapılması ve şarta bağlı olmaması gerekir. Velayet altındaki küçüğe izni, velayet hakkına sahip ana baba birlikte vermelidir. Yalnızca birinin rızası yeterli değildir.

Bir kimse on yedi yaşını tamamlamadan önce mahkeme kararıyla ergin kılınsada, evlenme için öngörülen yaş tamamlanmadığından ergin birey de evlenemeyecektir. Mahkeme kararıyla erginliğin kazanılması kişiyi evlenmeye tam ehliyetli konuma getirmez. Ancak ergin kılınan kişi on yedi yaşını tamamladıysa yasal temsilcisinden izin almaksızın evlenebilir.

Olağan evlilik yaşı yanında, kanun koyucu bazı durumlarda henüz evlilik yaşı gelmeyen kimsenin hakimin izniyle evlenmesine olanak sağlamaktadır. Ancak bunun için aşağıdaki şartların gerçekleşmiş olması aranır;

1-) evlenme erginliğine ulaşmayan kişinin on altı yaşını tamamlamış olması gerekir. On altı yaşını tamamlayan ve ayırt edebilen birey sınırlı ehliyetsiz konumunda olsa da yasal temsilcinin izni olmaksızın hakime başvurabilir.

2-) evlenme iznini talep edebilmek için olağanüstü bir durumun ve pek önemli bir sebebin varlığı aranır. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği her somut olayda hakim tarafından takdir edilir. Somut olayda pek önemli bir sebep bulunsada, tarafların menfaatleri ihlal edileceği yada tarafların evlenmesinde bir fayda bulunmadığı kanaatine varan hakim evliliğe izin vermek zorunda değildir. Olağanüstü durumlara kadının hamile kalması örnek olarak verilebilir. Ayrıca kadının muhtaç durumda olup erkeğin varlıklı olması, kadının öksüz olması nedeniyle evliliğin menfaatine olması, kadının evlendiğinde evlilik yaşı daha küçük olan bir ülkeye gidecek olması, kadının yada erkeğin ailesine yardım edecek olması, pek önemli hallerden sayılabilir. İBK 7.06.1935,103/15 uyarınca; ‘Küçük yaşta evlenme hem fertler hem de cemiyet için şüphesiz çok defa zararlı olur. Fakat bazı beşerî ve sıhhî haller ve sebeplerden naşi bu yaştan evvel evlenmeye lüzum ve ıztırar hasıl olabilir. Mesela on altı yaşında gürbüz, yetişmiş bir oğlan çocuğun lüzumu sıhhîye binaen evlenmesi iktiza edebilir. Ve kezalik on altı yaşında kimsesiz köylü bir kız çocuğun menfaat ve muhafaza-i ırz ve namus noktasından acilen evlenmesinde ıztırar hasıl olabilir. Ve daha birçok misaller arz etmek mümkündür. Beşerî halleri yakından tetkik edenler bunları teslimde tereddüt etmezler. İşte kanunumuz bu gibi zaruretleri nazara alarak seksen sekizinci maddede fevkalade hallerde ve mühim sebeplere binaen on beş yaşını ikmal eden erkek ve kız için hakimin evlenmeğe müsaade edebileceğini kabul eylemiştir.’

Hakim on yedi yaş tamamlanmadan önce evliliğe izin verirken olanak buldukça ana baba veya vasiyi dinlemesi gerekir. Ancak bu zorunlu bir unsur değildir. Olanak bulundukça, mümkün olduğunca ana baba dinlenecektir.( Eski MK da ana babanın dinlenmesi zorunlu tutulmuştu.)  Hakim olanak bulup ana babayı dinlese de, evlilik yaşı kararını verirken onların görüşleri ile bağlı değildir.

Hakimin evlenmeye izin veren kararı, ancak talepte bulunan kişi ile kararda belirtilen kişinin evlenmesini sağlar. Yoksa kişiye evlenme ehliyeti kazandırmaz. Karardaki kişi ile evlenmeyen kimse, bu karara dayanarak başkası ile evlenemez. Yani evlilik yaşı hususu dava ile alınmış ise sadece dilekçede belirtilen kimseler için geçerli olur.

On yedi yaşını tamamlamış olup on sekiz yaşını tamamlamayanların yasal temsilcinin izni alınmadan yapılan evliliği nispi butlanla sakattır. On altı yaşını tamamlamış olduğu halde halimin izni olmaksızın evlenen kişilerle henüz on yaşını dahi tamamlamayan kişilerin yaptığı evliliğin akıbeti ise kanunda düzenlenmemiş, bu durum doktrinde tartışmalara yol açmıştır. Birinci görüşe göre evlilik yaşı tamamlanmamış olmalı, evliliğin mutlak yada nisbi butlan nedenleri arasında sayılmadığı için geçerli sayılmalıdır. İkinci görüşe göreyse küçük yaşta evliliklerde MK 153 hükmünün kıyasen uygulanması gerektiğini savunur. Buna göre bu bir nisbi butlan sebebidir ve yasal temsilci dava hakkını kullanabilir. Üçüncü görüşe göreyse küçük yaşta evlilik mutlak butlanla batıldır. Bir grup yazar bu evliliklerin evlilik yaşı hakkında hüküm veren MK 124 hükmüne aykırılık nedeniyle mutlak butlan olduğunu savunurken, diğer grup yazar, küçük yaşta evlenen tarafın ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunması nedeniyle mutlak butlanı savunmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir