Davalarda Gizlilik Kararı Nasıl Alınır ?

Davalarda Gizlilik Kararı Nasıl Alınır ?

Davalarda gizlilik kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usül Kanunu’nun 153. Maddesinin 2. Fıkrasında yalnızca hazırlık soruşturmasında alınabileceği düzenlenmiştir. Dosyalardaki bu gizlilik kararının amacı, soruşturmanın tehlikeye girecek olması nedeni olarak görülebilir. Bu karar soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının talep etmesi üzerine Sulh Ceza Hakimliği kararıyla verilmektedir. Kararda ayrıca örnek alma yetkisinin kısıtlanabileceği hükmü de yer almaktadır. Gizlilik kararı alınan dava dosyası, şüphelinin avukatı tarafından incelenmek istendiğinde kendisine “Dosyada gizlilik kararı bulunmaktadır. Bu nedenle dosyayı incelemeniz mümkün değildir” cevabı verilir.

Nitekim anayasamızın 36. Maddesinde düzenlenmiş olan savunma hakkı her ne kadar devlet tarafından bireylere karşı tanınmış bir hak da olsa, yine bireylerin ve kamu yararının çıkarlarının daha ağır bastığı durumlarda gizlilik kararı alınabilir. Gizlilik kararlarındaki bu kısıtlamaya daha farklı bir açıdan yaklaşacak olursak ; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 3. Maddesinde kişilerin hak ve özgürlüklerini korumak ve suç ve ceza orantısına dikkat çekilmiştir. Aslında bu durum “Kişinin nasıl bir suçla yargılandığını bilmesi gerekir” ilkesine ters gibi görünse de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılama hakkını düzenleyen 6. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi hükmü “sanık müdafaasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklarına sahip olmak” göz önünde bulundurulduğunda bu karar silahların eşitliliği ilkesi olarak ortaya çıkar. Silahların eşitliği olarak adlandırılan bu karar hem Avrupa İnsan Hakları Komisyonu hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından çeşitli içtihatlarla ortaya konmaktadır. İçtihatlarda alınan ortak kararlara göre ; davaya taraf olan (şüpheli, tanık, mağdur) herkesin, iddialarını mahkemeye sunabilmesi için dava dosyasına dezavantaj oluşturmayacak şekilde, bir fırsat sahibi olabilmesi gerekmektedir. Yani aslında hukukumuzda geçerli olan ve davaların hazırlık soruşturmalarında alınan bu gizlilik kararları silahların eşitliliği ilkesinin bir nevi ihlali olarak görülebilir.

Fakat günümüzde teknolojik çağın gelmesiyle birlikte teknik takip, tahkikatın izlenmesi ve soruşturma evraklarının ve şüphelilerin savcılığa sevk edilmesi ile savcılık tarafından talep edilen gizlilik kararlarının pek de bir öneminin kalmadığı aşikardır. Dolayısıyla savcılık tarafından talep edilen gizlilik kararları çoğu durumda sadece tabir-i caizse adet yerini bulsun diye verilir.

Davalarda gizlilik kararına ilişkin merak edilen diğer sorularınız için alanında uzman ve deneyimli bir ceza avukatı ile görüşmek yararlı ve faydalı olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat